“Kar Beyaz” / hayalikahraman / itü sözlük

“Kar Beyaz”

görsel bir şölene dönüşen sahneleriyle bana balı hatırlatan film. sınıf kavramına vurgu yapan anadolu dramı. sabahattin alinin ayran öyküsünden uyarlanmış. anadolu dramı temalı filmler yasak aşk ve son zamanlarda kimlik konularına değiniyor. sosyo-ekonomik meseleleri dert edinen bir film. bu meseleye değinen son filmlerden birisi de pazar, bir ticaret masalıydı. o filmde bir anadolu tüccarının kapitalistleş(e)me serüveni çok güzel anlatılmıştı.

filmin ana karakteri küçük yaşta kardeşlerine bakma sorumluğunu üstlenmiş 7-8 yaşlarında bir çocuk (hasan). aldığı sorumluluk sadece çalışmak zorunda olmaktan ibaret değil. kasabada belediye reisinin annesine bakan hasanın annesi haftada bir gün eve geliyor. çocuğun o soğuk havada ayran satmak için tek başına gittiği köy kahvesi ve otobüs durağına yolcuğu anlatılıyor. hasanın serüveninde kah çocuksu oyunlar, kah cesaret ve de sorumluluk duygusu işlenmiş. evden çıkmadan kardeşlerine kahvaltılık hazırlaması sorumluluk sahnesiydi. ayran ve bir parça ekmekten ibaret kahvaltı ve hasanın evde yeterince ekmek kalmaması üzerine kalan ekmeği ikiye bölüp siniye bıraktı. hasan birşey yemeden kardeşleri uyurken evden çıktı. kapıdan çıkar çıkmaz yine çocuk oldu hasan. yol boyunca kendince oynadığı oyunlar, güğümle diyaloğu, çizgi romanını düşürmesiyle yüzüne düşen ağlamaklı ifade. durağa gelince yine büyüdü hasan. evde ekmek bile kalmamıştı. ayran satmalıydı. zaten o yüzden hava kararana kadar bekledi. kahveyi bekleyen gencin verdiği ekmekten bile bir parça alıp cebine koydu. kardeşlerine ayırdı. küçücük bir bedenin ağır sorumluluğun altından zerre kadar sızlanmadan kalkması… hava karardı, etrafını saran kurtlara karşı baba yadigarı çakısına sarıldı hasan. küçücük bedendeki büyük cesaret… selim güneş küçücük bedende büyük bir yüreğin derin anlamlar yüklü kısa yolculuğunu eşsiz doğal güzelliklerle mayalayarak anlatmış. görülmesi gereken bir film.