White as Snow Review / Kar Beyaz Eleştirisi / Greg Hayes

White as Snow Review / Kar Beyaz Eleştirisi / Greg Hayes / thefilmpilgrim.com

An adaptation of ‘Ayran’, a short story by Sabahattin Ali, White as Snow is a fable-esque tale of constant struggle and survival. Twelve-year old Hasan (Hakan Korkmaz) is thrown into adulthood when his father is imprisoned his and mother (Sinem Islamoglu) is forces to travel to a distant village to work. With the job of looking after his two younger brothers, White as Snow follows what Hasan goes through to supplement his mothers income.

With the black sea mountains of Artvin as the backdrop of this heartwarming story, cinematographer Serdar Ozdemir creates stunning visions with exterior shots, creating a film with poetic intention through visual expression. The interior shots have a very Vermeer style and subsequently gives the film an art-house aesthetic that expresses their attention to detail in every given outlet of cinema. With stunning sound engineered by a multitude of contributors there’s no shock as to why it picked up the Best Music award at the Antalya Golden Orange International Film Awards last year (2010). The film does not bombard your senses as we are left to enjoy the film at a dribbling pace due to Ahmet Can Cakirca’s minimalist editing style.

Hakan Korkmaz gives an enchanting performance as little Hasan but is overshadowed by the delectable Sinem Islamoglu who also picked up the Best Supporting actress award at the Ankara International film festival this year. She portrays a strong and powerful minded women yet doesn’t lose the delicateness of her situation; the most impressive scene falls near the beginning of the end sequence where the pace of film becomes a little quicker.

White as Snow is a poetic, tragic and pure cinema experience that leads you through the struggle of a young boy. Through Selim Gunes’ understanding of cinema and the power of moving image, it makes you struggle along with it. But don’t be put up off by the term struggle, it effortlessly depicts the events as they unfold in front of you; the struggle is that you want to help little Hasan and his family through this hard time.

***************

Sabahattin Ali’nin “Ayran” adlı kısa hikayesinin uyarlaması “Kar Beyaz” sürekli bir mücadelenin ve hayatta kalmanın öykülü bir masalı. On iki yaşındaki Hasan (Hakan Korkmaz) babası tutuklanınca ve annesi (Sinem İslamoğlu) çalışmak için uzaktaki bir köye gitmek zorunda kalınca kendisini bir anda yetişkin dünyasında bulur. Hasan’ın iki küçük kardeşine bakması gerekmektedir. Kar Beyaz, Hasan’ın annesinin gelirine katkıda bulunmak için neler yaşadığını anlatır.

Bu kalbi ısıtan hikayenin arka planında Artvin’in Karadeniz dağları ile görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, dış mekan çekimleriyle göz alıcı görüntüler sunuyor, görsel ifadeler aracılığı ile şiirsel anlam taşıyan bir film yaratıyor. İç mekan çekimleri yoğun Vermeer tarzına sahip, bu nedenle filme, sinemanın her bir alanında ayrıntılara gösterdikleri önemi ifade eden bir sanat evi estetiği katıyor. Katkıda bulunanlar tarafından tasarlanan çarpıcı ses ile filmin geçen sene (2010) Antalya Altın Portakal Uluslararası Film Ödüllerinde “En İyi Müzik” ödülü almasına şaşmamak gerekiyor. Film, Ahmet Can Çakırca’nın minimalist kurgulama tarzı ile duyularınızı bombalamıyor, aksine yavaş yavaş keyif almamızı sağlıyor.

Küçük Hasan rolünde Hakan Korkmaz etkileyici bir performans sergiliyor ancak, bu yıl Ankara Uluslararası Film Festivalinde “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülünü alan Sinem İslamoğlu’nun gölgesinde kalıyor. Sanatçı, durumunun hassaslığının farkında olan güçlü ve iradeli bir kadını canlandırıyor. Filmin en etkileyici sahnesi, en son sekansın başlarına yakın bir noktada, filmin biraz daha hızlandığı kısımda yer alıyor.

Kar Beyaz, küçük bir çocuğun mücadelesini anlatan şiirsel, trajik ve masum bir sinema deneyimi. Selim Güneş’in sinema anlayışı ve hareketli görüntülerin gücü aracılığı ile sizin de aynı mücadele içinde olmanız sağlanıyor. Ancak “mücadele” ifadesi canınızı sıkmasın, film önünüzde gelişen olayları fazla çaba göstermeden betimliyor. Seyircinin verdiği mücadele ise küçük Hasan ve ailesine böylesine zor bir zamanda yardım etme arzusunun uyanması.