story / hikaye

A poetical reality… Adapted from Sabahattin Ali’s story titled “Ayran”, the film tells a day of a small child. A twelve-year-old boy who lives with his two siblings in a mountain village… His father is in jail. Mother is working in a remote town. In early winter, the child is loaded with yogurt based drink “ayran” and goes to a tea house by the roadside, two hours away. Passenger van comes but can not sell ayran. He waits until the evening, but he can not sell ayran again. In desolate darkness, he is on his way to return home. Remote wolf sounds. Selim Güneş tells about separation, expectation, longing, regret and the hope in human life in spite of everything.

Şiirsel bir gerçeklik… Sabahattin Ali’nin “Ayran” adlı öyküsünden uyarlanmış olan film, küçük bir çocuğun bir gününü anlatıyor. Bir dağ köyünde iki küçük kardeşiyle yaşayan on iki yaşında bir çocuk… Babası hapiste. Annesi ise uzak bir kasabada çalışmakta. Çocuk kışın sabah erken vakit, ayran dolu güğümünü yüklenir ve iki saat mesafede, asfalt yol kenarındaki çay ocağına gider. Yolcu minibüsü gelir ama ayran satamaz. Akşama kadar bekler ama yine ayran satamaz. Issız karanlıkta, soğukta evine dönmek için yollara düşer. Uzaktan kurt sesleri gelmektedir. Selim Güneş, ayrılık, bekleyiş, özlem, pişmanlık ve her şeye rağmen insan yaşamında var olan umudu anlatıyor.

*****

OFF_FRAME

Stunning, poetic, visually arresting and I still have no idea what it was all about below the surface… time to research turkey circa 1970. Set in the black sea region in the mountains where life is basic and a constant struggle. The sumptuous cinematography really works for this where others may have gone down a grungier route. The film is almost like a long poem, especially only clocking in at 77 mins 4 stars.

Şaşırtıcı, şiirsel ve görsel olarak büyüleyici, fakat derinlerde neyin anlatıldığını hâlâ tam olarak çözemiyorum… 1970’ler Türkiye’si hakkında araştırma yapma zamanı. Karadeniz bölgesinde, yaşamın sade ve sürekli bir mücadele olduğu dağlarda geçiyor. Başka yönetmenler daha kirli ve kasvetli bir yol seçebilecekken, bu filmdeki göz kamaştırıcı sinematografi gerçekten işe yarıyor. Film neredeyse uzun bir şiir gibi, özellikle de sadece 77 dakika sürdüğünü düşünürsek. 4 yıldız.

*****

pelisplus3

Con su padre en prisión y con su madre obligada a viajar cada día hasta un pueblo lejano por cuestiones de trabajo, Hasan, un niño de tan sólo nueve años, debe cuidar de sus hermanos pequeños y ayudar económicamente a su madre vendiendo bebidas a los viajantes de invierno. Este trabajo de debut del director Selim Gunes, reconocido como uno de los fotógrafos turcos con mayor talento, está dotado de un poderoso aire visual. Un drama delicado sobre un chico que lucha para sobrevivir, hora a hora, a un frío día de invierno.

Babası hapiste ve annesi iş için her gün uzak bir kasabaya gitmek zorunda kalan dokuz yaşındaki Hasan, küçük kardeşlerine bakmak ve kışın gezginlerine ayran satarak annesine maddi yardımda bulunmak zorundadır… En yetenekli Türk fotoğrafçılarından biri olarak kabul edilen yönetmen Selim Güneş’in bu ilk çalışması, güçlü bir görsel yeteneğe sahip. Soğuk bir kış gününde saat saat hayatta kalma mücadelesi veren bir çocuk hakkında hassas bir drama.

*****

Telerama vodkaster

Avec son père en prison et sa mère contrainte de voyager dans une ville éloignée tous les jours pour son travail, Hasan, un jeune garçon de 9 ans, doit prendre soin de ses jeunes frères et soeurs et aider sa mère en vendant des boissons chaudes aux voyageurs fatigués. Premier long métrage de Selim Gunes, reconnu internationalement comme l’un des photographes turcs les plus doués de sa génération, ce film révèle avec une beauté dramatique le récit délicat d’un enfant qui lutte pour survivre lors d’une interminable et glaciale journée d’hiver…

Babası cezaevinde, annesi işi için her gün uzak bir kasabaya gitmek zorunda kalan 9 yaşındaki Hasan, küçük kardeşlerine bakmak ve yorgun yolculara içecek satarak annesine yardım etmek zorundadır. Kuşağının en yetenekli Türk fotoğrafçılarından biri olarak uluslararası alanda tanınan Selim Güneş’in ilk uzun metrajlı filmi olan bu film, bitmez tükenmez ve dondurucu bir ‘kış’ gününde hayatta kalma mücadelesi veren bir çocuğun hassas hikayesini dramatik bir güzellikle gözler önüne seriyor…

*****

49/51 Film

“Kar Beyaz,” inspired by Sabahattin Ali’s short story Ayran, portrays the tragic tale of Hasan, a young boy from a mountain village. The film captures a single day in his life, weaving themes of longing, regret, and an enduring sense of hope. One winter morning, Hasan sets off with a jug of ayran, hoping to sell it at a roadside tea house—surrounded by the weight of his emotions. With the breathtaking landscapes of Artvin, poetic cinematography, and understated performances, the film stands as a masterful work. Director Selim Güneş beautifully translates the melancholic and bittersweet essence of Ali’s storytelling onto the screen.

Sabahattin Ali’nin “Ayran” adlı öyküsünden sinemaya uyarlanan “Kar Beyaz”… Film, bir dağ köyünde yaşayan küçük bir çocuğun, Hasan’ın trajik öyküsünü anlatır ve bir gününden kesitler sunar. Hasretle bekleyişler, özlemler, pişmanlıklar ve her şeye rağmen var olan “umut”… İşte bir kış günü sabahı ayran dolu güğümü yüklenip, köyünden çıkan ve yol kenarındaki çay ocağında ayran satmaya çalışan Hasan’ın etrafında bunlar vardır. Film, Artvin’in muhteşem doğası, şiirsel görsellik ve yalın oyunculuklarıyla dört dörtlük bir yapıt… Yönetmen, Selim Güneş, Sabahattin Ali’nin öykülerindeki o buruk, kekremsi lezzeti filmine aktarmış…