White as Snow / Vanessa McMahon

filmfestivals.com

The film WHITE AS SNOW (Turkey, 2010) by writer/director Selim Gunes screened in Sofia during the 15th Sofia International Film Festival. The film is based on a short story called AYRAN by Sabahattin Ali about a young twelve year-old boy, Hasan, who lives in poverty in Turkey’s cold East Black Sea mountain area. He lives with his mother and two younger brothers while his father is in prison. In order to survive and provide for his siblings and mother, he sells a yogurt drink called Ayran to passersby, but it is too cold for the drink so he is unable to sell it and thus his family starves through the harsh winter days.

The film is beautifully shot using an experimental and poetic montage that leaves the viewer to piece together the story as it goes.

Despite numerous warnings from the local pear seller, Kadir, to not walk home in the snow after dark, Hasan does so anyway and gets lost. Hasan freezes and falls in the snow, beset by dreams or illusions of his past with his father who is now in prison.

The film opens with the father’s arrest but many mysteries remain after the film ends, like how and why the father ended up in prison in the first place and for how long he has been there and if and when he will ever get out. Nothing is obvious in this film as the editing leaves just enough holes in the story for each viewer to make their own assumptions as to how it ends.

WHITE AS SNOW Is certainly nothing like I’ve seen before. While you might not understand all that happens in the film and leave the theater full of questions, the haunting images, stunning photography and emotion-filled expressions will stay with you long after seeing the film.

*** https://www.filmfestivals.com/blog/vanessa_mcmahon/white_as_snow_at_15th_siff

**********

Kar Beyaz

Senaryosunda ve yönetmenliğinde Selim Güneş’in imzasının bulunduğu ‘’Kar Beyaz’’ filmi (Türkiye 2010) 15. Sofya Uluslararası Film Festivali’nde gösterimdeydi. Sabahattin Ali’nin Ayran hikayesinin sinema uyarlaması olan Kar Beyaz, Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nin dağlarında fakirlik içinde yaşayan on iki yaşındaki küçük Hasan’ı konu alıyor.

Babası hapiste olan Hasan, annesi ve iki küçük kardeşi ile birlikte yaşıyor. Hayatta kalabilmek, kardeşlerini ve annesini geçindirebilmek için yoldan geçenlere soğuk kış gününde ayran satmaya çalışıyor. Ancak Hasan soğuk havada ayran satışı yapamadığı için, ailesini geçindiremiyor. Hasan’la aynı yerde armut satan Kadir Dede, karanlıkta karda eve yürümemesi yönünde Hasan’a uyarıda bulunuyor. Uyarıları dikkate almayan Hasan yola çıkıyor ve kayboluyor. Hasan’ın soğukla ve kurtlarla olan mücadelesinde, hapiste olan babasını ve geçmişte yaşadıklarını, sanrıları şeklinde görüyoruz.

Deneysel ve şiirsel tarzdaki filmin çekimleri son derece güzel. Babanın tutuklanmasıyla başlayan film, bittiğinde birçok şeyi gizemli bırakıyor. İlk etapta babanın nasıl, neden tutuklandığı, ne kadar bir süredir orada olduğu, hapisten çıkıp çıkamayacağı veya ne zaman çıkacağını öğrenemiyoruz. Filmin ilerlemesiyle birlikte hikayenin parçalarını birleştiriyorsunuz. Filmde hiçbir şey belirgin değil fakat; filmin kurgusu, filmin nasıl biteceğine yönelik varsayımları izleyicinin kendisine bırakacak açık alanlar sağlıyor.

KAR BEYAZ kesinlikle daha önce görmediğim türde bir film. Her ne kadar filmde olan biten her şeyi tamamiyle anlayamıyor, kafanızda bir sürü soru ile sinema salonundan çıkıyor olsanız bile; eşsiz görüntüler ve duygu yüklü ifadeler filmden sonra uzun süre hafızanızda kalmaya devam ediyor…